Ana Menü
Site Ziyaretçileri
Pazartesi98
Salı109
Çarşamba84
Perşembe95
Cuma100
Cumartesi67
Pazar120
Toplam: 403.403 Tekil Ziyaretçi
En Çok:449
Çevrimiçi:1 Ziyaretçi
IP Adresiniz:216.73.216.215
Ey İstanbul
Gösterim: 2127 - Yazar: Garib - 24 Aralık 2010
 
Ey İstanbul

Ey İstanbul, İstanbul, nerde o eski yüzün?
Yığınlar arasında, kaybolmuş mânâ özün.
Kâinata fermandı, O hanede bir sözün!
Yâd edince mâzîyi, gözlerim yaşla doldu.
Gönül gülüm İstanbul, bilmem ki nasıl soldu?

Her yerinde sen kokar, her yerinde o devlet.
Nerde şimdi o hüküm? Nerde şimdi o servet?
Suların şu an balçık, topraklarında zillet.
Yâd edince mâzîyi, gözlerim yaşla doldu.
Gönül gülüm İstanbul, bilmem ki nasıl soldu?

Pas tutmuş minareler, birçoğu sanki direk.
Sessiz kalmış İstanbul, ona hoş seda gerek.
Bir zamanlar inlerdi, yer ve gök Hak diyerek.
Yâd edince mâzîyi, gözlerim yaşla doldu.
Gönül gülüm İstanbul, bilmem ki nasıl soldu?

On dört asır önceden, müjdelendi bir haber.
O ne güzel kumandan, o ne mübarek asker.
Küfran-ı nimet eder, şimdi haramzadeler.
Yâd edince mâzîyi, gözlerim yaşla doldu.
Gönül gülüm İstanbul, bilmem ki nasıl soldu?

Toprağın altında nûr, üstü nâra müstehak.
Altı için üstüne, şu an mühlet muhakkak.
Gün gelir bu nimeti, bizlerden alırsa Hak.
Yâd edersin mâzîyi, gözlerin yaşla dolar.
Kalbde gülken İstanbul, küffar hükmünde solar.


Yorum
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Untitled Document
Tarih ve Saat
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın